İleri
Geri
Muzaffer ÇAPOĞLU » Anılarda kalan neyi muhafaza edebiliriz ki?
Anılarda kalan neyi muhafaza edebiliriz ki?

“ Orda bir köy var uzakta, gitmesek de, görmesek de o köy bizim köyümüzdür” diyerek topraklarımıza, köklerimize, aile bağlarımıza olan duyarsızlığımızı ne güzel anlatmış şair,  dizelerinde.


Gurbette sıla özlemi çeker ama çoğu zaman bu duygularımızı erteleriz, yok bu sefer yolculuk Karadenize!


Ağustosun son akşamı şiddetli bir yağmurla karşıladı köyüm beni. Bardaktan boşalırcasına yağmur yağıyordu, sular sel olmuş akmış, köyümdeki ilk karşılaşma gecemizde.


Yaz akşamı; yağmur serinliğine rağmen yine de sıcak bir hava. Gece uyurken penceremi açık bıraktım. Evin çevresindeki meyve ağaçlarının, yapraklarına hızla yağan yağmurun çıkardığı sesleri dinleyerek gecenin sessizliğinde,  bu güne dek hiç farkına varmadığım bir duyguyla uyudum ilk sıla hasretimde.


Sabah olmuş, sanki gece yağmur yağmamış gibi sımsıcak yaz güneşinin ısıttığı odamda uyandım. Odamın köye bakan penceresinden doğanın yeşiline bakarak geçmişle hasret giderdim görebildiğim her yerle.


Özlemişim sokaklarını, insanlarını ve evlerini. Sokaklarında dolaşmak o eski taş ve ahşap karışımı evleriyle karşılaşmak ve de yakınlarımla hasret gidermek için köyün camisinin yolunu tuttum sessizce.


Caminin avlusunda banka oturdum öylece. Üç beş kişi bir de caminin imamı ile öğle namazını eda ettik birlikte.


Eski taş yapı köy evlerinin yanında iç içe geçmiş, çirkin katlı betonarme binalar çoğalmış etrafta. O eski güzelim konaklar, serenderler boğulmuş arada kaybolmuş gitmiş, haince.


Köyün güzel görüntüsü bozulmuş doğal dokusu da bozulmaya devam edecek görünüyor, elbette bu gidişle. Betonarme katlı evler yapılmış ama içinde sakinleri yok, sanki her şey eskiden kalan ne varsa onları yok etmek üzere.


Çok değil 30-40yıl önce bu evlerde üç kuşak birlikte yaşardı. Aile, gurbete gidenine kavuşacağı günü hasretle beklerdi. Oysa şimdi koca köy,sakinlerine hasret kaldı anlayacağınız üzere.


Amcamlarla hep birlikte yaşadığımız eski ahşap evde olan o cıvıl cıvıl hayatın zerre kadarı yok şimdiki köy evlerinde. Üç beş çocuk sabah aynı anda evden çıkışımız, komşu evlerdeki çocuklarla buluşarak oynadığımız oyunlar sadece hatıralarımda kalmış, gerilerde. Köy, çocuklarına hasret kaldı bugünlerde.


Köyden kente göç, 80li yıllarda başladı. Geçim derdi peşinde, iş peşinde köyde kim varsa göç etti ailesi ile birlikte yaban ellere. Sıkışıp kaldı şehrin dar, karanlık köşelerinde. Geriye dönmek istese de o gücünü kaybetti bir kere, dönemezdi eski günlerine. Daha iyi bir yaşam uğruna sürüklendi belirsizliklere.


Şehir yaşamında, çocukları ile birlikte üç oda bir salon, ayrı odalarda bazı günler hiç görüşme imkânı bile olmadan ömrünü böyle sürdürmekte ve her şeye rağmen olanca hızıyla zaman akıp gitmekte.


Eski köy evlerinin bazılarında, sakinleri gelmiş eski günlerine dönmüş görünse de, aslında görünen o ki son yalnızlıklarını gidermekte. Köydeki apartmandakiler ise evindeki yabancılar gibi üç aylığına ikamet etmekte.


Bayram sabahı camide , kasabadan da gelenlerle beraber epeyce bir kalabalık oluşturduk. Ne güzel eş dost tanıdık hep bir arada bayramlaştık camide. Tıpkı çocukluğumda olduğu gibi, ama bir farkla, çocuk yok denecek kadar azdı bizim camide.


Bayram namazı cami çıkışını beklerdik, büyüklerle bayramlaşmak ve harçlık almak için. Bir solukta köyü baştan sona dolaşır, yaşlılarla bayramlaşmayı eğlence ve oyun sanardık ve eğlenirdik de.


Bayramlar, insanların kavuşma vesilesi olduğu kutsal günlerdir geleneğimizde. Kavuşanlar hasret giderir, kavuşamayanlar ise hasretini bir sonraki bayrama erteler. Bir sonraki bayramda kavuşamayanlar da olur elbette.


Hasretini tatile tercih edenler, telefonla hasret giderenler çoğaldı bu günlerde. Bayramlar eski güzelliği ve özelliğini yitirdi benliğimizde.


Bu bölünmüşlükler umursamazlıklar bayramlarda niye?


Neleri yok etmişiz, ne kadar çok şeyi unutmuşuz? Bakınca ne kalmış ki geriye!


Herhalde ki öyle eski günlerdeki bayramlar hep özlensin diye.


Sevgiyle Kalın.

Yorumlar
Yorum Bulunamadı.Bu habere ilk yorumu siz yapın.
Yorum Yaz
Ad Soyad *
E-mail *
Konu *
Mesaj *

Yazarın diğer yazıları
07 Temmuz 2010 Çarşamba 20:25

» Tüm Yazarlar

Çok Okunan Haberler

Bugün Dün Bu hafta


VİDEO HABER